Ben Kimim?

Yılı hatırlayamıyorum, Ankara Cebeci… Evde yalnızım, kapı çalıyor. Kapıyı açıyorum. İlk bakışta oldukça şık, iyi giyimli bir kadın, elinde çantası. Merhaba, hoş beş… Bir şeyler anlatmaya başlıyor; “tanrı” diyor, “evren”, “kutsal amacımız”… Hafifçe gülümsüyorum ve “Anlattıklarınız ilgimi çekmiyor, ama çayım var içerseniz?”. “Ama nasıl olur , peki sizce bu eşsiz evrende var olma amacımız ne? Mutlaka bir amaç uğruna gönderilmiş olmalıyız, değil mi?”diyor. Elinde bazı kitaplar var, okumamı öneriyor vs. Bahçede bir incir ağacı var, apartmanın arkasında, binaların arasında, yalnız ve mahzun. Gözüm ona takılıyor pencereden, kadın konuşurken. “Gerçekten ne düşündüğümü merak ediyor musunuz?” diye soruyorum. “Evet, tabii ki” diyor. Elimle incir ağacını gösteriyorum, “İncir ağacı hangi amaçla geldiyse dünyaya, ben de o amaçla geldim, işte hepsi bu! Fizyolojik olarak daha kompleks evrilmem bu gerçeği değiştirmiyor.” Bana gülümsüyor ve “memnun oldum bu sohbetten” deyip gidiyor.
Sözün özü, bir mahzun incir ağacı…